Balıkesir son günlerde ardı ardına yaşanan sarsıntılarla yeniden Türkiye’nin deprem gündemine oturdu. Geçtiğimiz hafta kaydedilen 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından dün saat 15.35’te bu kez 4.9’luk bir deprem meydana geldi. Artçı mı öncü mü tartışmaları sürerken, yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy bölgeye ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
“Bu Faylarda Zincirleme Hareketlilik Var”
Üşümezsoy, Balıkesir’in Sındırgı bölgesinin uzun süredir risk altında olduğuna dikkat çekerek, “Kimse Sındırgı adını bilmezken biz bu bölgenin riskli olduğunu vurgulamıştık. Ağustos ayındaki hareketlenmeler sonrasında 6.1’lik deprem meydana geldiğinde, bu sarsıntı Sındırgı Dağı’nı da etkisi altına almıştı. Artçılar o zaman kırılan hattın değil, dağa doğru uzanan kesimin üzerindeydi. O bölge birbirini makaslayan, basamaklı bir yapıya sahip. Bu nedenle aynı doğrultuda tekrar eden kırılmalar yaşandı” ifadelerini kullandı.
Uzman, yaşanan sarsıntıların yalnızca artçı olmadığını, bazı depremlerin daha büyük bir hareketin öncüleri olabileceğini belirtti. “Dün yaşanan 4.9 büyüklüğündeki deprem, ikinci fay hattının dışında gerçekleşti. Bu da olası yeni bir depremin habercisi olabilir. Eğer üç fay birden kırılmış olsaydı, 6.6 büyüklüğünde bir depremden söz ederdik.” dedi.
“Yüreğir ve Bayır Fayları Takip Ediliyor”
Üşümezsoy, Balıkesir çevresinde halen aktif mikro sarsıntıların gözlendiğini de açıkladı:
“Birinci büyük depremin ardından yaşanan küçük depremler aslında yüzeyin altında bir stres birikimine işaret ediyordu. Şimdi bu stresin bir kısmı boşaldı ama bazı bölgelerde enerji hâlâ birikmiş durumda. Özellikle Yüreğir ve Bayır çevresindeki küçük faylarda hareketlilik gözleniyor. Bu hatlar, ilerleyen süreçte yeni bir kırılmayı tetikleyebilir.”
“Marmara Depremi ile Bağlantısı Yok”
Son günlerde Karadeniz açıklarında da hissedilen küçük depremler kamuoyunda “Marmara etkilenir mi?” sorusunu gündeme getirdi. Prof. Dr. Üşümezsoy, bu konuda da net konuştu:
“Marmara depremi ile Balıkesir’deki sarsıntıların doğrudan bir bağlantısı yok. Ancak Karadeniz’de, özellikle Büyükçekmece açıklarında hissedilen sarsıntılar, 23 Nisan’da meydana gelen depremin artçılarıydı. Bu tarz hareketler Marmara’nın kendi iç dinamiklerinden kaynaklanıyor.”
Yorumlar
Kalan Karakter: