Oldukça uzun süren kurak dönemin ardından yağışlar çok şükür ki yeniden başladı. Susuzluk, birçok bilim adamının da öngördüğü gibi önümüzdeki on yıllarda en büyük sorunumuz olacak gibi görünüyor. Birçok kentimizde bu problem, su kesintilerine kadar ulaşırken yağmurların başlaması, hepimize rahat birer nefes aldırdı.
Su kaynaklarının tasarruflu kullanılması gerekliliği artık birçok kentimiz için olmazsa olmazların başında geliyor. Bireylerin suyu temkinli kullanmaları bu anlamda tek başına yeterli değil. En başta tarımsal sulama ile ilgili tedbirlerimizi arttırmamız gerekiyor. Artık vahşi sulamadan kesinlikle vazgeçmemiz, artezyenlerin sayısını kesinlikle denetim altına almamız ve muhtemelen azaltmamız lazım.
Bunların da ötesinde belediyelere düşen çok önemli bir sorumluluk var. Yeşil alan oluşturmak ve mevcut yeşil alanların bakımını sağlamak, belediyelerin en önemli görevlerinden birisi ama burada da bana sorarsanız dikkat etmemiz gereken bir durum var. Böylesine bir su krizi gündemdeyken artık sulama ihtiyacı duyacak yeşil alanlardan vazgeçerek susuz peyzaj uygulamalarına geçmemiz gerekiyor. Bunun yerine ortamın gerçek bitki örtüsüne uygun bitkilendirme de tercih edilebilir elbette. Böylelikle mahallin doğal nemi ve alınan yağışlar, o bitkilerin sürdürülebilirliğini zaten sağlayacaktır.
Hulasa yağışları özledik ve çok şükür ki yağmurlara da kavuştuk ama bu, yeterli olmayabilir. En azından yağışların yeterli olmama ihtimaline karşı yine tedbiri elden bırakmayalım, diyorum. Asıl olarak anlatmak istediklerim bundan ibarettir.
Yorumlar
Kalan Karakter: