İlk ve orta dereceli okullarda 2024-2025 eğitim yılının ilk dönemi yarın sona eriyor. Öğrenciler genellikle farkında olmasalar bile biz anne babalar için zamanın ne kadar çabuk geçtiği biraz da dönemlerin bitmesi ve karnelerin verilmesiyle bir kere daha anlaşılıyor. Gerçi bugün tüm anne babalar da çocukları kadar koşturuyorlar, mücadele ediyorlar eğitim uğruna.
Son yıllarda eğitim ile ilgili birçok şey çok ama çok değişti. Öyle ki 1990’lı yıllardaki eğitim sistemiyle bugünkünün ilgisi olmadığı gibi veliler ve öğrencilerin verdikleri emek de birbirine benzemiyor. Özel okullar müthiş bir hızla arttı. Geçmişte aynı sosyoekonomik durumdaki bir veli özel okul kelimelerini zikretmeyi bile düşünmezken günümüzde hemen birçoğumuz çocuklarımızın özel okullara gitmesini arzu ediyoruz.
Çocuklarımızın çalışmaları, aldıkları sorumluluk ve üzerlerindeki yükler de giderek farklılaştı. Geldiğimiz noktada sürekli bir koşturmaca yaşıyoruz. Geçmişte öğrenciler en fazla dershanelere giderken şimdi hem dershaneye hem de özel derslere yetişmeye çalışıyor birçoğu. Hele bir de özel okula gidiyorsa… Çocukların nefes almaya fırsatları olmuyor kelimenin tam anlamıyla.
Hepimiz çocuğumuzun başarılı olmasını, rakiplerinin arasından sıyrılıp daha yukarılara ulaşmasını arzu ediyoruz. Daha iyi bir meslek sahibi olsunlar, daha rahat bir hayat yaşasınlar istiyoruz. Buraya kadar arzularımız normal ama çocuğumuzun kabiliyetini ve hangi mesleği seçerse ne kadar mutlu olacağını nasıl öngörebiliyoruz? Sistemin bu konuda da yardımcı olması gerektiğini düşünüyorum. Yoksa bu gidişle birçoğumuzun evladı, kendi seçimi ya da yeteneği doğrultusunda değil de anne babasının arzuları doğrultusunda okuyup belki de istemediği mesleklerle boğuşacak ömürlerinin sonuna dek.
TUNCEL YILMAZ
Yorumlar
Kalan Karakter: