Turgutlu’da sağlık çalışanları deprem gününü anlattı: “Siren Sesi Umut Demekti”
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde duygu dolu bir anma programı düzenlendi. Turgutlu Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen toplantıda, depremin ilk saatlerinde bölgeye gönüllü giden sağlık çalışanları yaşadıkları anları paylaştı.
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde duygu dolu bir anma programı düzenlendi. Turgutlu Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen toplantıda, depremin ilk saatlerinde bölgeye gönüllü giden sağlık çalışanları yaşadıkları anları paylaştı.
Turgutlu Devlet Hastanesi konferans salonunda düzenlenen programa hastane yönetimi ve çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. Saygı duruşu ve dualarla başlayan törende, deprem bölgesinde görev yapan sağlık çalışanları o günleri anlattı.
Programın açılışında konuşan Başhekim Yardımcısı Cihat Levent, deprem gerçeğine dikkat çekerek, "Milyonlarca yıldır burası korkunç depremlerle sarsılıyor ve sarsılmaya devam edecek. Türkiye'nin bu konudaki uyanışı belki 1999 depreminde oldu. Anadolu'nun deprem bölgesi sadece Marmara değil; Anadolu kırıklarla dolu ve bunlar şehirlerin tam altından geçiyor. Tedbirli olmak zorundayız" dedi.
"Siren Sesi Umut Demekti"
Deprem bölgesindeki zorlu şartları anlatan Hemşire Seyhun Kaya, hafızasından silinmeyen o detayı paylaştı: "Orada ambulans siren sesi duyduğumuzda mutlu oluyorduk. Çünkü siren sesi demek, enkazdan birinin daha sağ kurtarılması demekti. Çok acı çektik ama tedbir almayı da orada öğrendik."
Hemşire Deniz Kurden ise lojistik zorluklara değinerek, "İlk sabah yola çıktık. 'Bize sadece bir mahalle, bir köy gösterin gidelim' diyorduk. Yatacak yer yoktu, yiyecek bir şey bulamadığımız için temel ihtiyaçlarımızı bile unutmuştuk. İkinci gün Manisa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonuyla gelen yardımlar bize nefes aldırdı" diye konuştu.
Enkaz Altındaki Çaresizliğin İzi
Törende en duygusal anlar, Hemşire Ayşe Yıldırım’ın anlattığı hikaye ile yaşandı. Yıldırım, depremzede bir genç kızın yaşadığı travmayı şu sözlerle aktardı:
"Kalça kırığı olan ve sevk bekleyen bir kızımız vardı. Boynundaki izi sorduğumda 'Orayı ben yaptım' dedi. Anne ve babasını kaybettiğini anlayınca çaresizlikten yaşamına son vermek istemiş. Çaresizliğin insana neler yaptırabileceğini o an anladım."
"Biz Enkazın İçine Umut Olmaya Gittik"
Kahramanmaraş’ta görev yapan Hemşire Aziz Bayhan ise herkes can havliyle kaçarken kendilerinin bölgeye koştuğunu belirterek, "Uçaktan indiğimizde nereye gideceğimiz bile belli değildi. İnsanlar oradan kaçarken biz o enkazın içine umut olmaya gittik. Allah bu acıları bir daha yaşatmasın" dedi.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: