Turdak, Mahmutdağı’nda bulutların içinde
Turdaklılar olumsuz hava koşullarına karşı oldukça dirençli.
Öyle ki biraz önce içinden geçtiğimiz sis şimdi aşağılarda bulut şeklinde görülüyor. Artık bulutların üstündeyiz. Kimi arkadaşlar bu görüntüyü “Sadece uçaktan bakanların görebileceği manzara” şeklinde değerlendiriyor.
Güneyde tüm Torbalı ovası, kuzeyde Kemalpaşa ve Turgutlu ovası sanki ayaklarımızın altında. Bu eşsiz görünüm tüm katılımcılara “İyi ki gelmişiz.” dedirtiyor. Grubun yetkin sporcuları 1350 m. rakımlı zirveye çıkıp yemeğe yetişiyorlar. Yemeklerimizi burada yiyeceğiz: Büyük bir ateş yaktık. Önceden hazırladığımız Alüminyumkağıtlara sarılı tavuklarımızı ateşe atıp pişirdik. Kimisi sucuk getirmiş şişte pişirdi. Kendimize ziyafet çektik.
TURDAK grubu bu pazar sezonun 28. etkinliğini Kemalpaşa, Yukarıkızılca Mahmut dağında gerçekleştirdi.
Yürüyüşe Karabel geçidinden sonra yer alan Torbalı yönündeki Dereköy’den başladık. Geçen yıl 20 Şubat ta bu parkurda yürümüş güzelliklere hayran kalmıştık. Doğa aynı doğa mevsim 20 gün sonra ısı; biraz daha ılıman. Sabah 07.50 da Dereköy’e vardığımızda ortalıkta daha kimseler yok. Ya daha evden çıkmamışlar yada iş için araziye çıkmışlardır diye tahmin yürütüyoruz. Orman yolundan yavaş bir tempoyla başladık. Isındıktan sonra hızlanacağız. Güneş zaman zaman görünse de hava bu gün bulutlu. Eylülden beri hiç ara vermeden yürüyüşler yapan Turdaklılar olumsuz hava koşullarına karşı oldukça dirençli. Dereköy’den yola çıkarak Mahmut dağı zirvesi yapıp Yukarıkızılca köyü güneyindeki Akkaya’ya ineceğiz. Her adımda biraz daha yükselerek Mahmut dağının zirvesine doğru tırmanıyoruz. Kuytularda yer yer kar kümeleri kalmış. Kayalar, taşlar, kalın gövdeli çam ve meşe ağaçları havanın neminden yoğun bir şekilde yosun bağlamış. Çam ağaçlarının yaprakları ve gövdelerindeki yosun bir renk cümbüşü oluşturuyor. Kafasını yere eğmiş beyaz kardelenler; sarılı, beyazlı çiğdem çiçekleri; kırmızı, beyaz, mor laleler hoş görüntüleriyle sanki bize görsel bir şölen sunuyorlar. Yükseldikçe ufkumuz genişliyor. Öyle ki biraz önce içinden geçtiğimiz sis şimdi aşağılarda bulut şeklinde görülüyor. Artık bulutların üstündeyiz. Kimi arkadaşlar bu görüntüyü “Sadece uçaktan bakanların görebileceği manzara” şeklinde değerlendiriyor. Buradaki kuytu bölgelerde kar hala erimemiş. Aynı gün içinde kartopu oynayarak kışı, kardelenleri okşayarak, laleleri, papatyaları, çiğdem çiçeklerini koklayarak ve her bir yerden akan pınar gözelerden buz gibi suları içerek ilkbaharı yaşamış oluyoruz. Zorlukla olsa da, sık sık molalar versek de sisler içindeki Mahmut dağının zirveye yakın 1020m. rakımına, eteğine ulaşıyoruz.. Güneyde tüm Torbalı ovası, kuzeyde Kemalpaşa ve Turgutlu ovası sanki ayaklarımızın altında. Bu eşsiz görünüm tüm katılımcılara “İyi ki gelmişiz.” dedirtiyor. Grubun yetkin sporcuları 1350 m. rakımlı zirveye çıkıp yemeğe yetişiyorlar. Yemeklerimizi burada yiyeceğiz: Büyük bir ateş yaktık. Önceden hazırladığımız Alüminyumkağıtlara sarılı tavuklarımızı ateşe atıp pişirdik. Kimisi sucuk getirmiş şişte pişirdi. Kendimize ziyafet çektik.
Dönüşe geçiyoruz. İniş, tırmanıştan daha zor. Kayanlar, düşenler oluyor. Yol, iz yok. Kızılca köyünü hedef seçiyoruz. Kimi zaman uçurumların başından dönüp daha az tehlikeli geçitler deneyerek iniyoruz. Ama grup oldukça keyifli. Turgutlu’da bu doğal güzellikleri gören, yaşayan kırk kişiyiz. Yüz yirmi bin nüfus içinde “Biz şanslıyız!” diyoruz.
Akkaya’daki Kestane Çeşmesi’ne indik. Artık çok az bir yolumuz kaldı. Koca bir kanyondan geçerek Yukarıkızılca köyü üstündeki Haydaroluk mevkisine varıyoruz. Köy artık çok yakın. Arabamız bizi orada bekliyor. Çayı Aşağıkızılca da içeceğiz. Başkanın yeğeni Aşağıkızılca köyü öğretmeni Kurtuluş Şimşek bizi bekliyor. Çaylar onun ikramı. Sıcak çaylar yorgunluğumuza ilaç gibi geliyor. Bu arada gruptan Canel’in(Ölgün) bugün doğum günü grubun ona sürprizi var. Pasta, kola getirmişler. Pasta kesiliyor, doğum günü dağcı usulünde kutlanıyor. Otuz dakika sonra Turgutlu’dayız.
Gelecek pazara bu kez Salihli’den başlayıp güneye Boz dağlara doğru tırmanmak üzere sözleşip ayrılıyoruz.
HABER MERKEZİ
Yorumlar
Kalan Karakter: