TURDAK’la Salihli Kurşunlu’da baharı karşıladık
Dereye indik. Yukarılarda eriyen kardan dere geçilmez olmuş. Uygun yere taş, ağaç atarak geçit yapıyor ve dereyi aşıyoruz. Asıl zorluk bundan sonrasıymış. Patikayı kaybettik. Önümüzde aşılması, tırmanılması olası olmayan bir yar var. Keçi değil domuz bile geçmemiş buralardan. Yerler dört parmak kalınlığında yosun tutmuş, adeta halı gibi olmuş. Yosunların altı kaygan kaya. Nereye basarsak basalım kayıyoruz. İpler yardımıyla ,dizlerimiz titreyerek ve kan-ter içinde, bir saate yakın bir sürede yukarıya düzlüğe çıkabildik
TURGUTLU ilçesi'nin dağcılık kulübü TURDAK’la bu Pazar Salihli’nin güney yamaçlarında baharı karşıladık.
Turdak bu kez Turgutlu’nun doğusuna yöneldi.Geriye doğru bakacak olursak Mahmut Dağı, Spil Dağı, Nif Dağı derken bu hafta da Bozdağlar yönünde etkinlik yapacak.
Hava güneşli, ısı 18 derece dolayında. Havanın güzelliğinden bu gün katılımcıların sayısı her zamankinden daha çok. Otobüse sığmıyoruz. Bu gün ikinci aracı da çağırdık yine de birkaç sporcu taburelere oturarak yolculuk yapıyor.
Salihli Devlet Hastanesi’nin önünde Salihlili arkadaşları bizi bekler buluyoruz. Adala, Demirköprü, Gölcük, Şirinyer Köyü etkinliklerimizde bizimle birlikteydiler. Sevdiğimiz arkadaşlar. Etkinlik hastane önünden başladı. 500 metre sonra yoldan ayrılıp patikadan tırmanarak uzun bir süre gittik. Yetkinliği düşük ve yeni katılan arkadaşlarımız biraz zorlandı. Kararağaç köyüne varmadan üç gruba ayrıldık. Yetkin grup Karaağaç köyünün güneyinden Turdak grubunca “Zekioturtan yokuşu” adı verilen oldukça dik bir tırmanıştan sonra Bozdağ sırtlarından Batıya yönelip Karaağaç yaylasından Bahçecik köyü, Kocayatak mahallesinden Kurşunlu kaplıcalarına inecek. Oldukça uzun ve yorucu bir parkur burası. İkinci grup Batıya yönelip orman yangın yolundan Kocayatak mahallesine oradan Kaplıcaya inecek. Çok hafif bir parkur.
Üçüncü grup olarak biz de batıya yöneldik. Yürüdüğümüz yer keçi ve koyunların yürüdüğü ve ancak bir kişinin geçebileceği genişlikte. Bir ayak sağa ya da sola yanlış adım atsak kesinlikle aşağıya uçuruma yuvarlanacağız. Turdak yetkililerince ‘çok dikkat etmemiz’ gerektiği sürekli uyarılıyoruz. Dereye indik. Yukarılarda eriyen kardan dere geçilmez olmuş. Uygun yere taş, ağaç atarak geçit yapıyor ve dereyi aşıyoruz. Asıl zorluk bundan sonrasıymış. Patikayı kaybettik. Önümüzde aşılması, tırmanılması olası olmayan bir yar var. Keçi değil domuz bile geçmemiş buralardan. Yerler dört parmak kalınlığında yosun tutmuş, adeta halı gibi olmuş. Yosunların altı kaygan kaya. Nereye basarsak basalım kayıyoruz. İpler yardımıyla ,dizlerimiz titreyerek ve kan-ter içinde, bir saate yakın bir sürede yukarıya düzlüğe çıkabildik. Bundan sonrası kolay. İşlek bir patikadan rahat biçimde Kurşunlu Kaplıcası’na indik. İkinci grup çok rahat gelmiş. Onları kır kahvesinde yemek, çay molasında buluyoruz. Birinci grup ise çok yorgun ve bitkin bir biçimde ancak iki saat sonra gelebiliyor. Salihlili arkadaşlarla vedalaşıp ayrılıyoruz. Turgutlu’ya neşe içinde ve bir yürüyüşü daha başarıyla gerçekleştirmenin verdiği hazla dönüyoruz.
HABER MERKEZİ
Yorumlar
Kalan Karakter: