TURÇEP’ten Dünya Sulak Alanlar Günü’nde Gediz İçin Alarm
Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP), 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, Gediz Deltası ve Gediz Nehri’nin giderek artan çevresel tehditler altında olduğunu vurgulayarak yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulundu.
Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP), 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, Gediz Deltası ve Gediz Nehri’nin giderek artan çevresel tehditler altında olduğunu vurgulayarak yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulundu.
Açıklamada, Ramsar Sözleşmesi kapsamında 1971 yılından bu yana koruma altında bulunan Gediz Deltası’na ulaşan su kaynaklarının ve Gediz Nehri’nin; sanayi atıkları, madencilik faaliyetleri ve yanlış tarım-su politikaları nedeniyle kirletildiği ve kurumaya yüz tuttuğu ifade edildi. TURÇEP, Gediz Nehri’nin adeta sanayi ve maden şirketlerinin atık alanına dönüştüğünü belirtti.
Gediz Deltası’nın tatlı su ekosistemlerine yeterli su verilmediğine dikkat çekilen açıklamada, deltadan beslenen milyonlarca canlının yaşamının tehlike altında olduğu vurgulandı. Verimli tarım arazilerinin sanayileşme baskısı altına sokulduğu, jeotermal, termik santral, madencilik ve biyogaz projeleri uğruna feda edildiği belirtilerek bunun çevresel sorunları daha da artırdığı kaydedildi.
Çaldağı’ndaki nikel madeni tesislerinin hâlâ ciddi bir tehdit oluşturduğu ifade edilen açıklamada, Gediz Nehri’ne yakın alanlarda biyogaz tesislerinin kurulmasının “çarpık sanayileşme anlayışının” bir sonucu olduğu savunuldu. Gediz Ovası’nda tarımsal faaliyetlerin ve çiftçiliğin giderek yok olma noktasına geldiği belirtilerek, yıllardır verilen çözüm vaatlerinin söylemden öteye geçmediği ifade edildi.
TURÇEP, Gediz Nehri’nin yalnızca bir su kaynağı değil, bölge ekosistemine can veren bir yaşam damarı olduğunu vurgulayarak şu talepleri sıraladı:
Gediz Havzası çevresinde maden ve çevreyi kirletici sanayi faaliyetlerinin yasaklanması,
Gediz Nehri’ne ve kollarına sanayi atığı dökülmesinin önlenmesi ve sorumlulara ağır cezalar uygulanması,
Organize Sanayi Bölgeleri’nin arıtma tesislerinin sıkı şekilde denetlenmesi.
Açıklamanın sonunda, Gediz Nehri’nin yok olmasının Gediz Vadisi’nin de yok olması anlamına geleceği belirtilerek, tüm havza halkı Manisa’da düzenlenmesi planlanan “Büyük Gediz Mitingi”ne katılmaya çağrıldı.
TURÇEP, “Gediz’i, tarım arazilerimizi ve Gediz’den beslenen milyonlarca canlının yaşam hakkını savunuyoruz. Yaşamı savunuyoruz” ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: