Reklam
Reklam

Kasaba'nın isimsiz bandocuları

HEY gidinin Kasaba’nın isimsiz bandocuları hey. Kasaba’nın isimsiz bandocuları. Son bandocular, ayakta kalanlar, ne çok sevmiştik sizi. Hadi, hadi giyin evlerinizde sakladığınız pusatlarınızı, bir daha Kasaba’nın o meşhur caddesini şenlendirin.

Reklam
Reklam
Kasaba'nın isimsiz bandocuları
13 Ocak 2016 - 14:25

Kasaba’nın isimsiz bandocuları

Ali Şentürk'ün kaleminden

HEY gidinin Kasaba’nın isimsiz bandocuları hey. Kasaba’nın isimsiz bandocuları. Son bandocular, ayakta kalanlar, ne çok sevmiştik sizi. Hadi, hadi giyin evlerinizde sakladığınız pusatlarınızı, bir daha Kasaba’nın o meşhur caddesini şenlendirin. Hadi Nevzat Akçıl, al klarnetini bir üfle ki sokaklara dökülsün cümle Kasabalı. Hadi İsmail Danacı al trampetini, Nurettin Özen sizde klarnetinizi alın, tenörcüler, tramponcular, alto saksafoncular hadi düşün yollara, bir daha cadde yerinden oynasın. Hadi Ahmet Hoşgevenli, Yılmaz Yener, Orhan Akuncu ve siz Fikret Kahveci ve de Mehmet Cantez ve adını sayfalara sığdıramadıklarım şimdi ve bir daha gümbürdetmezsek bu caddeyi yarın çok geç olabilir. 

Çoluk çocuk düşelim arkanıza ta Karpuz Kaldıran Parkı’nda bir nefes alıp Marangoz Halil’i, Fehmi Hoca’yı, Mevlana Ali’yi yad eldim. Aslında onların hikâyesi ta 1928’lere dayanır. Onların öyküsü Kasaba Türk Ocağı’na getirilen İsmail Bey isimli bir müzik öğretmeninin notayı Kasabalı gençlere sevdirmesiyle başlar. 

Marangoz Halil lakaplı bir genç İsmail Bey’den notaları kaptığı gibi Fehmi Hoca’ya gider (Özarman). Artık Kasaba’nın isimsiz bando takımı kurulmuştur. Hem de dillere destan bando takımı kurulmuştur. 1934 yılında İran Şahı, Rıza Şah Pehlevi, Atatürk ile beraber Turgutlu’ya geldiğinde bu bando takımı, İran Marşı’nı öyle bir çalar ki, Şah, hazır ola geçip dönemin müzisyenlerine selam vermek zorunda kalır. Hatta ve hatta o Şah ki heyecanlanıp trenden inmeğe kalkar.

Bugün yukarıda ismini saydığımız beyler ya da müzisyenler, başka değişle bandocular, o devrin, İran Şahı’nı aya kaldıran müzisyenlerin öğrencileridirler. Kasaba eski Halk Evi’nin müzisyenleri. Ya da bazılarının bildiği CHP bandosudurlar. Oysa onlar daha sonraları belediyenin de bandocusu olmuşlardır. Geçenlerde hepsi bir Ahde Vefa yemeğinde buluştular, anılarını tazelediler, çaldılar söylediler. Onlara İbrahim Şan ve İbrahim Acet’de yalnız bırakmadı. Gelenlerin en kıdemlisi Nevzat Akçıl’a. 
Hadi Hocam, gelmiş geçmiş eski Kasabalı o ünlü müzisyenleri söyle dediğimizde: “Hocaların hocası Marangoz Halil Hoca idi” dedi. Sonra dedik? “ Alto Saksafoncu Fehmi Hoca (Özarman), trampetçi Hakkı Erak, Mevlana Ali, Şuayip Durmuş, Cemal Acısoğan, İsmail Danacı, Cavit Arlı, Ünal Öztürk, Ahmet Yenen, İsmail Dönmez, Mustafa Kocabaş.” dedi. Sonra bir an susup bize döndü; “isimlerini saymayalım be, sonra unuttuklarım kırılır bana” diye mırıldandı. Hey gidinin Kasaba’nın isimsiz bandocuları hey. Kasaba’nın ihtiyar delikanlıları, unutulmuşları. Bizler sizi ve de Kasaba bandosu’nu bir zamanlar çok sevmiştik. Eski milli bayramlar sissiz olmazdı.        

Ali Şentürk

DİKKAT Tüm Hakları saklıdır! Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf ve video görüntülerin ve sair dokümanların hakları Yedieylül Gazetecilik ve Matbacılık LTD.ŞTİ’ye aittir. Kaynak gösterilse dahi izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılabilecektir.
Bu haber 3528 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum