Reklam
Reklam

Çakıcı Camii

Hani o Mehmet Efenin meşhur Turgutlu baskınından değil de Çakıcı Camii ya da Kaymakam Şakir Bey Camiinden iki lakırtı edelim dedik. Devir 2’inci Abdül Hamid devridir. Devletin otorite boşluğundan yararlanarak efelerin dağa çıktığı devirdir. Çakırcalı Mehmet Efenin ortalığa kasıp kavurduğu dönem.

Reklam
Reklam
Çakıcı Camii
11 Aralık 2015 - 18:28

Çakıcı Camii

Ali Şentürk’ün kaleminden Kasaba

BU kentin öyküleri, efsaneleri, türküleri bitip tükenmez. Turgutlu’nun efelerle ilgili öyküleri de bitip tükenmez. Onların kasaba ile ilgili hikayeleri bir heybenin iki gözünü de olduracak kadar çoktur. Bu gün o meşhur efelerin birinden söz edelim dedik. Hani o Mehmet Efenin meşhur Turgutlu baskınından değil de Çakıcı Camii ya da Kaymakam Şakir Bey Camiinden iki lakırtı edelim dedik. Devir 2’inci Abdül Hamid devridir. Devletin otorite boşluğundan yararlanarak efelerin dağa çıktığı devirdir. Çakırcalı Mehmet Efenin ortalığa kasıp kavurduğu dönem.
1893 tarihinden itibaren Mehmet Efe ortalığı kasıp kavurmaya başlar. Zamanla Aydın ve çevresinde “Çakırcalı Mehmet Efe” adıyla nam salar. Menderes vadisinin tüm orta çığırını Turgutlu ve Salihli’yi egemenliği altına alır.
     Efe, Kaya Köyü’nde Rum inşaat ustalarına bir konak yaptırtır. Ne var ki daha sonra Turgutlu kaymakamı olacak olan Ahmet Şakir Bey, Ödemiş’te bulunduğu dönemde efenin Kaya Köyü’nde bulunan evini yaktırır. Bu nedenle efe kaymakama aşırı kinlenir. Efenin kininden korkan Kaymakam Ahmet Şakir Bey tayinini Turgutlu’ya çıkartır. Ne var ki efe bir süre sonra Turgutlu’yu da egemenliği altına alır. Bir süre sonrada ünlü Kasaba baskınını yapar. Mutaf Hacı Halil’in oğlunu dağa kaldırır. Rivayete göre zorlukla üç bin Osmanlı altını tedarik edebilen Halil Ağa, araya adamlar koyar, onun gönlünü alır, tedarik ettiği parayı almasına razı eder. Sonunda oğlunu kurtarır. Bu olay, efe ile kaymak arasındaki gerginliği daha da artırır.
     Kaymakam Ahmet Şakir Bey ile Çakırcalı Mehmet Efe arasındaki sürtüşmeler uzun süre devam edip gider. Baskın sonrasında iki çiftçinin, efenin saklandığı yeri Kaymakam Bey’e ihbar etmesi ve ardından gelen efeye yapılan baskın işi daha da kötüleştirir. İhbarcıları öğrenen Efe, iki çiftçiyi dağa kaldırıp kemiklerini bir tora içinde Kaymakam Bey’e gönderince, Ahmet Şakir Bey vilayetten tayinini ister. Vilayet kendisini Kırkağaç’a gönderse de o, kendini yine de emniyette hissetmeyip Hicaz’a gider.
     Bugün Turgutlu’da bulunan Çakıcı Camii’ne, Kaymakam Şakir Bey Camii’de denir. Rivayete göre bu cami, 1906 tarihinde Çakıcı Mehmet Efe’nin emri ile dönemin Kasaba Kaymakamı Şakir Bey tarafından yaptırılmıştır.  
Ali Şentürk


DİKKAT Tüm Hakları saklıdır! Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf ve video görüntülerin ve sair dokümanların hakları Yedieylül Gazetecilik ve Matbacılık LTD.ŞTİ’ye aittir. Kaynak gösterilse dahi izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılabilecektir.
Bu haber 9308 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • BOZDAGLİ MUSTAFA
    4 yıl önce
    ali hocam yanlış biliyorsam affınıza sığınırım, ancak ben de büyüklerimden duyduklarıma göre çakıcı efenin iyice ünlendiği dönemlerde Kasaba'nın ağaları ve zenginleri Çakıcı yı kasabaya sokmayız erkekse gelsin kasaba ya demişlerdir. Bunu duyan çakıcı avşar ile derbent arasında büyük bir yangın çıkartmış ve bütün kasaba eşrafı bu yangını söndürmeye gitmişler, bu anı bekleyen efe ve adamları kasabaya girip bütün zenginlerin çocuklarını dağa kaldırmışlar.