AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Manisa'da yaklaşık 2 bin binanın doğrudan fay hattı üzerinde bulunduğunu belirterek, bu yapıların sadece sarsıntıdan değil, yüzey faylanması gibi daha yıkıcı bir tehlikeyle de karşı karşıya olduğunu vurguladı. Tatar, “Manisa Türkiye’nin en fazla afet tehlikesi barındıran illerinden biri. Artık hiçbir şeyi ‘mış’ gibi yapmadan, gerçek risk azaltma adımlarına odaklanmalıyız” çağrısında bulundu.
Manisa Valiliği'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) Toplantısı'nda konuşan uzmanlar, Manisa'nın barındırdığı yüksek afet tehlikelerine ve özellikle deprem riskine dikkat çekti. AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, şehirdeki 2 bin civarında binanın aktif fay hattı üzerinde bulunması nedeniyle deprem sarsıntısından bağımsız 'yüzey faylanması' tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Manisa'nın Türkiye'de en fazla afet tehlikesini bünyesinde barındıran illerden biri olduğunu belirterek, "İRAP'a baktığınızda 11 farklı afet türü tanımlanmış. Bunlar içinde en fazla kütle hareketleri, sonra meteorolojik afetler, sonra deprem ve diğerleri geliyor. Endüstriyel kazalardan maden kazalarına, orman yangınlarına kadar birçok afet türüne dair eylemler tanımlanmış," dedi.
Ancak Tatar, tüm bu tehlikeler arasında özellikle depremin kendilerini en çok korkutan afet olduğunu dile getirdi. "Deprem, anlık bir olay. 10 saniyelik bir sürede başımıza geliyor ve büyük kayıplarla karşı karşıya kalabiliyoruz," ifadelerini kullandı.
2 Bin Bina Doğrudan Tehdit Altında
6 Şubat depremlerinde yaşanan büyük acılara değinen Prof. Dr. Tatar, Manisa özelindeki deprem tehlikesine dikkat çekti. Şehrin merkezinden geçen aktif Manisa Fayı üzerinde ciddi bir riskin bulunduğunu söyledi.
"Şehrin göbeğinden geçen bir aktif fay var. Bizim Manisa Fayı diye adlandırdığımız fayın düşen bloğu üzerinde, göreceli olarak çok da iyi sayılmayacak bir zemin üzerinde oturan bir Manisa'mız var. Ve fayın üzerinde de çok sayıda bina var."
Prof. Dr. Tatar, yaklaşık 2 bin civarında binanın fay hattının doğrudan üzerinde bulunduğunu belirterek, bu yapıların sadece depremin sarsıntı etkisinden değil, aynı zamanda 'yüzey faylanması' tehlikesiyle de karşı karşıya olduğunu açıkladı. Yüzey faylanması, fay hareketlendiğinde yüzeyde kırık oluşturarak depremin dalga etkisinden bağımsız olarak yapıya zarar veren bir tehlike anlamına geliyor.
Tatar, risk azaltma planlarının ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirterek, "Bu risk azaltma çalışmalarını yaparken de hiçbir şeyi ‘mış’ gibi yapmamamız gerekiyor. Gerçek anlamda 'bu riski bertaraf ettim' diyebileceğimiz bir anlayış içinde olmalıyız," diyerek kurumları samimi bir çabaya çağırdı.
Kentsel Dönüşüm Vurgusu
Manisa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Besim Dutlulu ise belediyelerin afet yönetiminde kilit kurumlar olduğunu ifade etti. Dutlulu, depremin tüm kurumların iş birliği içinde çözmesi gereken bir sorun olduğunu söyledi.
Mevcut yapı stoku haritasının kendilerini ürperttiğini belirten Başkan Dutlulu, "Haritayı gördüğümüzde gerçekten insanın içini ürperten, kıpkırmızı bir tabloyla karşılaştık. 2000 yılından önce yapılan tüm binalar risk taşıyor. Bu nedenle bu yapıları kentsel dönüşüme sokarak yenilememiz gerekiyor. Hem belediyelere hem devletimize bu konuda büyük sorumluluk düşüyor. Risk azaltma aslında tam da budur," şeklinde konuştu.
Toplantıda, ilgili kurum ve kuruluşlar da sunumlar yaparak Manisa'daki risk faktörleri ve alınan tedbirler hakkında detaylı bilgilendirmeler yaptı.
Yorumlar
Kalan Karakter: