Suriye’de 21 Ocak 2026 itibarıyla yaşanan gelişmeler, ABD’nin uzun yıllardır destek verdiği PKK’nın Suriye uzantısı YPG ile ilişkilerinde ciddi bir kırılma yaşandığı yönündeki tartışmaları güçlendirdi.
Washington yönetimi, YPG öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri’nin sahadaki rolünün büyük ölçüde sona erdiğini kabul ederken, sürecin artık Suriye’nin merkezi yönetimiyle yürütülmesi gerektiği yönünde açık mesajlar veriyor.
Son günlerde Suriye ordusunun, YPG kontrolündeki bazı bölgelerde operasyonlar gerçekleştirmesi ve stratejik noktaların kontrolünü devralması dikkat çekti. ABD’nin bu askeri hamlelere engel olmaması, Washington’un YPG’ye yönelik bugüne kadar sürdürdüğü askeri ve siyasi koruma politikasında değişim yaşandığı yorumlarına neden oldu. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın açıklamaları da bu tartışmaları güçlendiren unsurlar arasında yer aldı.
The greatest opportunity for the Kurds in Syria right now lies in the post-Assad transition under the new government led by President Ahmed al-Sharaa. This moment offers a pathway to full integration into a unified Syrian state with citizenship rights, cultural protections, and…
— Ambassador Tom Barrack (@USAMBTurkiye) January 20, 2026
Barrack, ABD’nin Suriye’deki askeri varlığının temel amacının IŞİD’le mücadele olduğunu vurgulayarak, bu kapsamda YPG ile kurulan iş birliğinin büyük ölçüde misyonunu tamamladığını ifade etti. ABD’li yetkililere göre, IŞİD’in toprak hâkimiyetinin 2019’da sona ermesi ve Suriye’de merkezi devlet yapısının yeniden güç kazanması, YPG’nin “yerel ortak” rolünü geçersiz kıldı.
Bu çerçevede, ABD’nin diplomatik girişimleriyle 18 Ocak 2026’da Suriye hükümeti ile SDG arasında bir entegrasyon anlaşması imzalandı. Anlaşmaya göre YPG unsurlarının örgüt olarak değil bireysel şekilde Suriye ordusuna katılması, petrol sahaları, barajlar ve sınır kapılarının Şam yönetimine devredilmesi ve IŞİD tutuklularının bulunduğu cezaevleri ile kampların kontrolünün Suriye devletine geçmesi öngörülüyor.
Sürecin tamamlanmasıyla birlikte SDG’nin ayrı bir askeri yapı olarak varlığının sona ermesi hedefleniyor. Washington yönetimi, Suriye’de uzun vadeli askeri varlık hedeflemediğini ve ayrılıkçı ya da federal bir yapı fikrini desteklemediğini de açıkça ortaya koyuyor. ABD, çözümün merkezi devlet yapısı içinde, ulusal birlik temelinde ilerlemesi gerektiğini savunurken, YPG’nin bugüne kadar fiilen sürdürdüğü yarı özerk yapının artık desteklenmediği mesajını veriyor.
Ancak ABD içinde bu süreçle ilgili tam bir mutabakatın olmadığı ve bazı çevrelerde YPG’nin tamamen dışlanmasının güvenlik riskleri doğurabileceğine dair görüşlerin de dile getirildiği belirtiliyor.
Bu durum, “ABD YPG’yi terk mi etti?” sorusunun Washington’da da net bir yanıt bulmadığını gösteriyor. Yaşanan gelişmeler, Türkiye ile ABD arasında yıllardır ciddi krizlere neden olan YPG dosyasında yeni bir döneme girildiğine işaret ederken, Suriye sahasında dengelerin hızla değiştiği bir sürece girildiği şeklinde değerlendiriliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: