İçerisinde bulunduğumuz dönem hem üniversite sınavları hem de liselere giriş sınavlarına giren öğrenciler için kritik önem taşıyor. Bugün LGS yerleştirme sonuçları açıklanacak; bir taraftan da üniversiteler için tercih döneminde bulunuyoruz. Çocuklarımız ilkokulda başladıkları sınav macerasının belirli dönüm noktalarını yaşıyorlar.
90’ların ikinci yarısına dek Anadolu liseleri yedi yıllık eğitim veriyordu ve bu eğitim gerçekten de nitelikli bir eğitimdi. İlkokuldan sonra girilen Anadolu liseleri, sonraki dönemde liseden itibaren öğrenci almaya başladı ve galiba sistemin o kısmındaki gerileme de bu dönemde başladı. Anadolu liselerine giden öğrenciler bir yabancı dili gerçekten de iyi öğrenirlerdi.
Ortaokulun sonunda yalnızca fen liseleri için sınava girilirdi. Günümüzde öğrencinin hangi liseye gideceği sınavla ya da not ortalaması ile belirlenir duruma geldi. Üniversite sınavları ise ülkemizin neredeyse elli yıllık gerçeği. Eğitimde de arz ve talep dengesi geçerli elbette. İyi üniversitelerin, iyi fakültelerin hangileri olduğu aşağı yukarı belli ve bunların sınırlı kontenjanlarına tüm arzu edenlerin yerleşmesi mümkün değil. Böylelikle de ilgili bölümlerin puanları yükseliyor.
Dünyanın birçok ülkesinde üniversiteye girişte kullanılan sınavlar var ama başka etkenlerle bu sınavlardan alınan puanlar birlikte değerlendiriliyor. Acaba bizde de benzeri bir sistem uygulanamaz mı? Hiçbir sınav olmaksızın her öğrencinin istediği bölüme gitmesi tabii ki mümkün değil. Mümkün değil ama bunu belirlerken yalnızca bir sınav değil de başka faktörleri de sürece dâhil etsek daha iyi olmaz mı acaba? Çünkü sınav günü öğrencinin ne yaşayacağı, sağlığının nasıl olacağı, stres seviyesi gibi etkenler sonucu doğrudan etkiliyor. Bir dönem liselere giriş sınavı yerine ortaokul öğrencilerine her yıl sınav yapılıyordu. Böylelikle stres seviyesi dengeleniyordu belki de.
Bizler bu konunun uzmanları değiliz elbette. En iyisini onlar bilir ancak çocuklarımızın daha iyi bir geleceğe ulaşabilmesi için mevcut sistemin sorunlar taşıdığı da inkâr edilemez bir gerçek olarak önümüzde duruyor.
Yayınlanma :
04.08.2025 09:27
Güncelleme
: 04.08.2025 09:27
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: