TURGUTLU’NUN ELEKTRİKLİ TARİHİ
Mehmet Gökyayla
Günümüzde yokluğunu hayal dahi edemeyeceğimiz, gündelik yaşamın tam da merkezinde yer alan elektriğin yaygınlaşması aslında çok da eski değildir. 1980’li yıllarda Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde Anadolu’nun birçok köyünün elektriğe kavuşturulması törenlerinde kırılan gaz lambalarını halen birçoğumuz hatırlamaktadır. Turgutlu’da elektriğin yaygın ve rahatlıkla kullanılabilir hale gelmesi ise o günlerden yaklaşık 20 yıl kadar önce gerçekleşmiştir.
Şu anki bilgimize göre Turgutlu’yu elektrikle tanıştıran, ilk defa elektrik üretimi yapan tesisler, 1923 yılında açılan Yörük Ali Efe ve Şürekâsı Un Fabrikası ile 1924 yılında açılan Kırkağaçlılar Un ve Çırçır Fabrikası’dır. Yörük Ali ve Şürekâsı Un Fabrikası 60 beygir kuvvetinde bir motorla çalışmaktadır. Muhtemelen bu ve o dönemde kurulan benzeri fabrikalar, bu motor ya da dinamolarla yalnızca kendi ihtiyaçları olan enerjiyi üretebilir durumdaydı. Kırkağaçlılar Un ve Çırçır Fabrikası ise bu açıdan Turgutlu’daki diğer fabrikalardan farklıydı. Dönemin kaynaklarında Turgutlu’daki sanayi tesislerinden bahsedilirken bu tesislerin mamulleri yani ürettikleri içerisinde ‘elektrik’ kelimesi, ilk defa bu fabrika için kullanılmaktaydı. 1927-1928 yıllarına ait Türkiye Cumhuriyeti Devlet Salnamesi’ndeki bilgilere göre bu tesis yılda 500.000 kilo pamuk işlemekte ve ayrıca 1.000.000 birim (birimin, ölçünün ne olduğu belirtilmemiştir) elektrik üretmektedir.[1]
1932 yılında yayınlanmış bir kaynağa göre Kırkağaçlılar Fabrikası’na can veren, “Dankis-sıçak kafa sistemi 60 beygir kuvvetinde bir motordur; tam kuvvetle çalışır ve mazotla müteharriktir. Bu motordan geceleri istihsal edilen elektrikle Kasaba’nın tenviratı kısmen temin edilir.”[2] Turgutlu sokaklarının tenviratı yani nurlandırılması veya daha bilindik bir kelimeyle aydınlatılması, o yıllarda çok büyük ölçüde hâlâ gaz lambalarıyla yapılmaktadır ama andığımız fabrika sayesinde elektrikle çalışan yeni bir aydınlatma sistemine, ampullere geçilmeye başlamıştır.
Turgutlu’da sokak aydınlatmasının tamamen elektrikle gerçekleştirilmesi biraz daha zaman alacaktır. Bunun için belediye tarafından bir elektrik santrali inşa ettirilip 29 Ekim 1937’de, Cumhuriyet’in 50. Yıldönümünde açılışı yapılır. 1938 yılında da elektrik fabrikasının temelinin atılacağı duyurulmuştur[3] fakat Turgutlu’da o dönemde inşa edilen elektrikle ilgili tek bir tesis olduğuna göre 1938 yılındaki çalışmanın elektrik santralinin genişletilmesi olduğunu düşünmemiz yerinde olacaktır sanıyorum.
1937 ve 1938 yılları, Manisa ve ilçelerinin elektrik üretimi açısından öne çıktığı dönem olmuştur. 1937 yılında açılışı yapılan Turgutlu Elektrik Santrali’nin ardından 1938 yılında Manisa Elektrik Fabrikası, Kırkağaç Elektrik Santrali ile Kırkağaç Kayadibi ve Bakır köylerinin elektrik tesisatlarının açılışlarının yapılacağı, Turgutlu Elektrik Fabrikası’nın da temelinin atılacağı ilan edilmiştir.[4]
Tüm bu gelişmelere rağmen Turgutlu’nun elektrik ihtiyacının tamamen karşılanması hiç de kolay değildir. Her ne kadar belediye, elektrik santralinin kapasitesini sürekli arttırsa da kullanımın da hızla artmasından dolayı ihtiyacın karşılanabilmesi için sürekli yeni alternatifler üretilmesi zorunlu olmuştur. Örneğin Turgutlu Belediyesi 1942 yılında Manisa Belediyesi’nden 15.000 lira bedelle iki dinamo daha satın almıştır.[5] Aynı yıllarda şehrin bütün sokaklarının elektrikle aydınlatılabilmesi için çalışmalara başlanmıştır. Fakat belediyenin ürettiği elektrik, yalnızca sokak aydınlatması için bile yeterli gelmemektedir. Bu ihtiyacı karşılayabilmek için Abdullah Ferdi Poyraz, Mustafa Böke, Bahri Füzun veya Yako Bencuya’ya ait olan fabrikaların bazen birinden bazen de birkaçından elektrik satın alınmaktadır.[6]
Başta Yako Bencuya ya da asıl adıyla Kırkağaçlılar Un ve Çırçır Fabrikası olmak üzere bu tesisler, ürettikleri elektriği yalnızca belediyeye değil; aynı zamanda vatandaşlara da satmaktadırlar. Bu konuda günümüzde hâlâ adı anılan ve muhtemelen en çok elektrik üretimi yapan tesis, Kırkağaçlılar Un ve Çırçır Fabrikası’dır.
Bahsi geçen yıllarda Turgutlu’da elektrik, asıl olarak aydınlatma amacıyla kullanılmaktadır. Bunun haricinde elektrikle çalışan fabrikalardaki makinelerin dışında bir cihaz yok gibidir. Fabrikalarda dinamoların ürettiği elektrik, mesai saatleri boyunca tesisin kendi ihtiyacını karşılamaktadır. 18:00 ile 22:00 saatleri arasında ise fabrikada üretilen elektrik evlere yönlendirilmektedir. Tesisat ve kullanım bedellerini herkes karşılayamadığı için her evde elektrik olduğu da düşünülmemelidir. O yıllarda dönemin tabiriyle ’25 mumluk’ bir ampulü aydınlatacak elektriğin aylık ücreti 50 kuruştur. Sayısı az da olsa iki ampullük elektrik satın alan aboneler de mevcuttur.
1950’li yıllara gelindiğinde de değişen çok bir şey yoktur. Sokaklar elektrikle aydınlatılmakta ama hâlâ evlerin çok büyük bölümünde gaz lambaları hüküm sürmektedir. 6 Ekim 1950 tarihindeki belediye meclisi toplantısında Başkan Cevdet Öktem’in bu işle ilgili kredi alınması gerektiği yönündeki talebi durumu özetler gibidir: “243 bin küsur liralık elektrik istikraz işi en mühim meseleyi teşkil ediyor. Elektrik işlerinin bugünkü vaziyetinin sakat olması yüzünden bu istikraza lüzum görülmüştür. Elimizde fenni olarak yalnız santral binası ile bir motor vardır. Bunun dışında bütün şebeke gayri fennidir. Bunun için belediyeye yeni bir makine daha almak ve şebekeyi de ıslah etmek gerekiyor……. Elektrik şefliğinin raporuna göre şebekenin çok bozuk olduğu ve bu sene bazı yerlere cereyan vermenin imkânı olmayacağı bildiriliyor. Şu halde şebekenin bu kış ıslahı için bir emri vaki yapmak suretiyle şirketin bir an evvel işe başlaması için yüksek meclisinizden müsaade alarak bazı teşebbüslerde bulunmak üzere Ankara’ya gitmek istiyorum.”[7]
Belediye artık abone kaydetmekte ve ürettiği elektriği meskenlerle işyerlerine ulaştırmaktadır fakat durum, yukarıda dönemin Belediye Başkanı Cevdet Öktem’in cümlelerinden alıntıladığımız gibidir. Belediyenin elektrik üretip satan Elektrik Su ve Otobüs İşletmesi’ne ait 225 beygirlik bir makinesi ile 1200 abonesi mevcuttur. Elektrik üretebilmek için aylık ortalama 3450 lira masraf yapılmakta, abonelerden de yine aylık ortalama 3500 lira gelir elde edilmektedir. Amortisman maliyetleri ve belediyenin ekonomik durumu dikkate alındığında bu halin sürdürülebilir olmadığı rahatlıkla görülecektir.[8]
O günlerden itibaren elektrik, aydınlanma ve meskenlerde kullanımının dışında sanayi tesisleri için de enerji kaynağı olarak giderek öne çıkmaktadır. Fakat ne çare ki Turgutlu’da bu enerji kaynağı henüz tüm evler için dahi yeterli değildir. Çok daha yüksek enerji ihtiyacı olan sanayi tesislerine elektriğin yetmesi düşünülememektedir bile.
Tam da bu tarihlerden itibaren devletin de elektrik üretimine giderek daha fazla önem verdiği görülecektir. 1957 yılında işletmeye açılan Soma Termik Santrali, devletin elektrik üretimiyle ilgili bölgedeki ilk önemli tesisi olmuştur. Toz kömür artıklarından elektrik üretilen Soma Termik Santrali’nin İzmir, Manisa, Balıkesir ve Aydın illeri ile kasabalarının her türlü sanayi tesislerinin enerji ihtiyacını karşılaması hedeflenmiştir.[9]
Dönemin Turgutlu Belediye Başkanı olan Şekip Seçkin’in 1 Şubat 1958 tarihli belediye meclisi toplantısında söylediklerinden Soma Termik Santrali’nden Turgutlu’ya elektrik ulaştırılacağı ama henüz bunun gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır. Turgutlu, bu alanda halen kendi yağında kavrulmak mecburiyetindedir. Seçkin, su ve elektrik işlerini en önemli konular şeklinde değerlendirdiklerini belirterek, “Sanayi müesseselerine ve isteyen vatandaşlara cereyan veremiyoruz. Son defa mubayaa olunan 500 beygir kuvvetindeki motorun monte işi bugünlerde hitam bulacak ve 15-20 güne kadar çalıştırılacaktır” demiştir. Daha önce belediye elektrik santralinin şefliğini yapan, dolayısıyla konunun uzmanı olan Şekip Seçkin, yeni motorun devreye alınmasının da yeterli olmayacağını çünkü şebekenin de sıkıntılı bir durumda bulunduğunu, bu işin yeni bir projeyle ele alınabilmesi için Ankara’ya giderek yetkililerle görüştüğünü ifade etmiştir. [10]
Soma Termik Santrali ile yakın tarihlerde, 1954 yılında inşaatına başlanan ve 19 Mayıs 1960 tarihinde işletmeye açılan Demirköprü Hidroelektrik Santrali de bölgedeki enerji ihtiyacını karşılayan ikinci önemli tesis olmuştur. Santralin işletme hakkı Ege Elektrik Türk Anonim Şirketi’ne verilmiş ve Turgutlu Belediyesi de bu şirkete ödediği katılım payları ile hissedar olmuştur. Belediye, 1954-1958 yılları arasında her yıl 12.500 lira olmak üzere toplamda bu şirket hisseleri için 50.000 lira ödemiştir.
Hidroelektrik santralinden enerjinin ilçeye ulaşmasıyla birlikte 1964 yılından itibaren Turgutlu’nun enerji açısından ciddi anlamda rahatladığı görülmektedir. Elektrik burada artık hem mesken ve işyerlerinde hem de sanayi tesislerinde kullanılabilir hale gelmiştir. Hatta öyle ki 1964 yılında Bağyurdu ve Urganlı Belediyeleri, Turgutlu’dan elektrik istemişlerdir. O günlerde ana dağıtım hattı Manisa’ya kadar uzanmış; Manisa’dan Turgutlu’ya çekilecek hattın masrafını Turgutlu Belediyesi karşılayarak bu hattın sahibi olmuştur. Bundan dolayı çevre belediyeler enerjiyi Turgutlu’dan talep etmektedirler. Turgutlu’ya 1500 kilovat elektrik gelmektedir[11] ve bu miktar, hattın çevre belediyelere uzatılması halinde de arttırılacaktır.
Elektrik üretimi ve dağıtımının yeterli ve sağlıklı bir seviyeye gelmesiyle birlikte Turgutlu Belediyesi’ne ait olan elektrik santralinin de sonu gelmiştir. 8 Ekim 1964 tarihinde alınan belediye meclisi kararında santralin tatil edildiği belirtilerek santral çalışanlarının akıbetlerinin ne yönde olacağı hususu ele alınmıştır.[12]
Tüm bunlar dikkate alındığında Demirköprü Hidroelektrik Santrali’nden elektriğin ilçeye ulaştığı 1964 yılının Turgutlu için bir dönüm noktası olduğu rahatlıkla ileri sürülebilir. O tarihten sonra elektriğin hem meskenlerde kullanımı çok daha kolay bir hale gelmiş hem de ilçede gerçek anlamda sanayi tesisleri oluşmaya başlamıştır. Yüzlerce yıldır ocaklarda üretilen tuğla ve kiremitler artık elektrik enerjisinin hüküm sürdüğü fabrikaların çıktısı olmaya başlayacaktır. Yöredeki killi toprağın tuğla ve kiremit üretimi açısında taşıdığı avantajla birlikte ilk olarak toprak sanayi fabrikaları hızla çoğalacak; bunun ardından diğer sanayi tesisleri gelecektir. Elektriğin sanayide kullanılabilmesi sonucunda her geçen gün çoğalan modern sanayi tesisleri, ilçenin nüfusunu da doğrudan etkilemiştir. 1960 yılında 31.459 olan ilçe merkezinin nüfusu, 1980 yılına gelindiğinde 55.396’ya yükselmiş[13]; günümüzde ise 180.000’e ulaşmıştır. Bu veriler, günümüz Turgutlu’sunun asıl temelinin elektrikle atıldığının da göstergeleridir.
[1] Türkiye Cumhuriyeti Devlet Salnamesi 1927-1928, Matbaat Müdüriyet-i Umumisi, s. 967-968 arası ek.
[2] Mehmet Gökyayla (Haz.), Güzel Kasaba’nın Tabii Hazineleri ve İktisadi Vaziyeti, Turgutlu 2021, s. 38.
[3] İzzet Öztoprak; Cafer Güler; Murat Karataş; Güneş Şahin, Cumhuriyet’in XV. Yılında Türkiye, Ankara 2014, s. 3296.
[4] İzzet Öztoprak vd., a.g.e., s. 3294-3298.
[5] Mehmet Gökyayla (Haz.), Turgutlu Belediyesi İcraat Raporları (1939-1960), Turgutlu 2022, s. 22.
[6] 1940’lı yıllara ait birçok encümen ve meclis kararında bu gibi satın alımlara dair detaylar mevcuttur.
[7] Turgutlu Belediye Meclisi zabıtnameleri, 6 Ekim 1950 tarihli toplantı.
[8] Turgutlu Belediye Meclisi zabıtnameleri, 6 Ekim 1950 tarihli toplantı.
[9] Nadir Yurtoğlu, “Cumhuriyet Türkiyesinde Elektrik Enerjisi Üretimi ve Enerji Politikaları (1923-1960), Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, 2018, Cilt: 34, S. 98, s. 249.
[10] Turgutlu Belediye Meclisi zabıtnameleri, 1 Şubat 1958 tarihli toplantı.
[11] Turgutlu Belediye Meclisi zabıtnameleri, 8 Ekim 1964 tarihli toplantı.
[12] Turgutlu Belediye Meclisi 8 Ekim 1964 tarih ve 30 numaralı karar.
[13] Hasancan Eralaca, “20. Yüzyılda Turgutlu’nun Demografik Durumu”, 20. Yüzyılda Turgutlu, Turgutlu 2019, s. 176.
Yorumlar
Kalan Karakter: