Reklam
Reklam

TURÇEP: Gediz Nehri'ne hepimizin de vefa borcu var

Reklam
TURÇEP: Gediz Nehri'ne hepimizin de vefa borcu var
20 Temmuz 2021 - 14:38 - Güncelleme: 20 Temmuz 2021 - 14:46
TURÇEP: GEDİZ NEHRİ’NE HEPİMİZİN DE VEFA BORCU VAR

İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı ve Ege Belediyeler Birliği Başkanı Tunç Soyer’in, İzmir Körfezi’ne akan Gediz Nehri'ndeki kirliliğin vehametini anlatmak için “Temiz Gediz Temiz Körfez” sloganıyla çıktığı turu ülke gündemine ses getiren eylem olarak yerleşirken, çeşitli yönde tartışma ve polemiklere de konu olmaya başladı.  
 
Gelişmeler üzerine bir açıklama yapan TURÇEP (Turgutlu Çevre Platformu) konu hakkında polemikler yaratılarak Gediz Nehri için başlatılan doğru ve güzel bir girişimin çarpıtılarak asıl mecrasından saptırılacağı endişelerini dile getirdi. Yapılan açıklamada, Tunç Soyer’in başlattığı girişimin doğru ve güzel bir eylem olduğu ve desteklenmesi gerektiği belirtilirken, öte yandan etkinlikle ilgili organizasyon eksikliklerine dikkat çekildi. 

 
GEÇ BİLE KALINMIŞ, DAHA FAZLA GEÇ KALMAMAK ADINA ATILMIŞ BİR ADIM 
 
TURÇEP Yürütme Kurulu imzasıyla yapılan açıklamada; Gediz Nehri'ndeki kirliliğin Türkiye için ne kadar vahim olduğuna dikkat çekmek için bu tür bir etkinlik yapmakta geç bile kalındığı ifadelerine yer verilerek, Tunç Soyer’in başlattığı etkinliği iklim krizi ve kuraklık tehdidi gibi gerçekler yaşanırken “daha fazla geç kalmamak” adına başlatılmış bir girişim olarak değerlendirdikleri belirtildi. Türkiye’nin de, can çekişmekte olan Gediz Nehri’nin de daha fazla zaman kaybetmeye tahammülü kalmadığını belirten TURÇEP, Gediz Nehri’ndeki kirliliğin ne kadar vahim olduğunun ülke gündemine ilk kez 1998 yılındaki Ege Belediyeler Birliği’nin raporu ile girdiğini kaydederek, dolayısıyla böylesi bir adımın da zaten Ege Belediyeler Birliği’ne düşmesi gerektiğini söyledi. 
 
Tunç Soyer’in başlattığı girişimin desteklenmesi gerektiğini belirten TURÇEP, asıl tartışılacak ve eleştirilecek konuların etkinlikle ilgili organizasyon eksiklikleri olabileceğine dikkat çekti. Soyer’in Gediz turu ile ilgili sürece çevre örgütlerinin yeterince katılımının sağlanamadığı, hatta Soyer ekibinin kendi yerel örgütlerinin bile katılımını yeterince sağlayamadığını gözlemlediklerini belirten TURÇEP’in açıklamasında “Soyer’in ilçemize geleceği gün ve saati bizler bile çok geç öğrendik. Buna rağmen konunun öneminin bilincinde davranarak buluşma noktasında yerimizi aldık ve Gediz Nehri’nin durumu konusunda bizler de sözümüzü söyledik” ifadeleri yer aldı.  

 
Pandemi koşullarında düzenlenen bu tür organizasyonlarda bazı eksiklikler ve sıkıntılar oluşmasını anlayışla karşılayabileceklerini ifade eden TURÇEP, Marmara Denizi’nin ölüm sinyali olan müsilaj olayının da Tunç Soyer’in, “Temiz Gediz Temiz Körfez” sloganıyla daha fazla geç kalmamak adına böyle bir girişime başlamasını tetiklediğini belirterek, organizasyondaki eksikliklerin hem etkinliğin anlatılması hem de anlaşılmasında yanlışlar ve eksiklikler olarak etki yaptığını gözlemlediklerini belirtti. 
 
Bugün ülke gündemine oturan ve ses getiren Tunç Soyer’in girişimi üzerinde yaratılan kısır polemiklerin, olumlu bir eylemliliğin yanlış anlaşılmasına hizmet edeceğine dikkat çeken TURÇEP, başlatılan eylemlilik sürecinin bu tür polemiklerle kaosa düşürüleceği, kamuoyu gündeminde magazinsel bir konu imiş gibi kalıp, saman alevi gibi sönüp gitmesine yol açacağı endişesini de paylaştıklarını söyledi. TURÇEP’in açıklamasında, “enerjimizi polemikler içinde yer almak veya yeni polemikler üretmek yerine, Gediz Nehri ile ilgili oluşan şu anki duyarlılığın daha da yükselmesini sağlayarak Ege Bölgesi çapında geniş bir alana yayılacak hale getirilmesi, canlı ve diri kalmasını sağlamak bu konudaki en doğru davranış ve pozitif yaklaşım olacaktır” ifadeleri yer aldı.  
 
Açıklamasında “Gediz’in de böylesi sağduyulu bir davranışa ve yaklaşıma ihtiyacı var” diyen TURÇEP şu vurgulamada bulundu: “Gediz Nehri mitolojik çağlardan beri ‘kutlu akarsu’ (kutsal Ma ırmağı veya mitolojideki adıyla Maionia) olarak bilinen değerli bir akarsudur. Çağlardan beri büyük bir şefkat ve cömertlikle sulayıp beslediği bu toprakları ve adını verdiği Gediz Vadisi’ni dünyada eşi benzeri olmayan bir verim ve bereket armağan ederek, dünyanın en bereketli ve değerli vadileri arasına sokan Gediz Nehri’ne bu yüzden hepimizin de büyük vefa borcu var.” 
 
ARITMA TESİSİNE KAVUŞMAK, TEK BAŞINA YETERLİ BİR ÇÖZÜM GİBİ GÖRÜLMEMELİ 
 
Açıklamasında Turgutlu özeline ilişkin değerlendirmelerde de bulunan TURÇEP, şunları söyledi:  
 
“Turgutlu halkının vahşi madenciliğe karşı yıllardır verdiği çevreci mücadele sürecinde çevre sorunları ve doğaya sahip çıkma konusunda olumlu bir duyarlılık düzeyine geldiğini görebiliyoruz. Gediz’deki kirliliğin önlemesi için arıtma tesisi kurulması konusunda yıllar öncesinde “ben deli miyim arıtma tesisi yaptırayım” denilerek, arıtma tesisi konusunu maden şirketine havale edip, halkın istemediği maden şirketinin meşru hale getirilmek istendiği günleri yaşamışken, bugün Turgutlu’nun arıtma tesisine kavuşması için çaba ve girişimde bulunulan günlere gelindiğini ve OSB arıtma tesisinin yeni yıla kadar ihaleye çıkarılacağını biliyoruz. Belediye Başkanı Çetin Akın’ın duyarlılık ve girişimi ile ihale aşamasına kadar gelen OSB arıtma tesisi konusunun Manisa’nın diğer ilçeleri de bir örnek olmasını dileriz.” 
 
Açıklamasında “Ancak arıtma tesisine kavuşmak sorunun tek çözümü imiş gibi görülmemeli” uyarısında bulunan TURÇEP, konuyla ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü: “OSB olarak arıtma tesisine kavuşmakla Gediz’in kirletilmesi sonunun çözüldüğü ve bittiği yanılgısına düşülmemeli. Çünkü Türkiye gerçeğinde maalesef kirleticilerin sayısının giderek daha da çoğaldığı bir dönem yaşamaktayız. Asıl yüzleşilmesi gereken; izlenmekte olan yanlış ekonomi ve çevre politikaları ile bunun sonucunda yaratılan çarpık sanayileşme anlayışı. Asıl kirletici unsur bu çarpık sanayileşme anlayışıdır. Marmara Denizi’nin müsilaja boğulması, Ergene Nehri’nin dünyanın en kirli nehirlerinden biri haline gelmesi, artık can çekişen Gediz Nehri’nin, diğer bütün akarsu ve denizlerdeki kirliliğin temelinde çarpık sanayileşme anlayışının yattığı gösterilmektedir.  
 
Tarım arazilerinin sanayileşmenin baskısı altına sokulması, verimli tarım arazilerinin jeotermal santral, termik santral, madencilik ve biyogaz projeleri için feda edilmesi ciddi sorunlar olarak ortada dururken, kirletici ortamı da arttırmaktadır. Çaldağı’nın tepesinde ve Çaldağı ormanının kıyısında nikel madeni tesisleri halen bir tehdit olarak varlığını sürdürürken, Irlamaz mahallesinde şehrin içme suyunu tehdit edecek şekilde şu şebekesi yakınına biyogaz tesisi, İzzettin mahallesinde sulama kanalı ile Irlamak deresi yanıbaşına ve Gediz Nehri’ne çok yakın mesafede biyogaz tesisi kurulmak istenmesi, çarpık sanayileşme anlayışının getirdiği çevresel sorunların artacağının göstergesidir.”  
 
“Küresel ısınma, iklim krizi ve kuraklık tehdidi ile pandeminin pençesinde dünyamızdaki yaşam sınanırken bizlere düşen; doğaya sahip çıkan bir çevreci duyarlık ve ekolojik bir toplumsal yaşam bilincinin geliştirilmesidir” diyen TURÇEP, bu bağlamda Tunç Soyer’in Gediz Nehri konusunda başlattığı girişimin canlı ve diri tutularak Türkiye'nin yarınlarına taşınması gerektiği görüşünü yinelediği açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verdi: 
 
Bilinmesi gereken; Gediz’in sadece bir nehir değil, ekosistem içinde bulunduğu bölgeye can veren bir hayat damarı durumunda olduğu ve Gediz Nehri’nin ölümünün dünyanın en değerli vadilerinden olan Gediz vadisinin de yok olması sonucunu getireceği, bu nedenle Gediz Nehri’ni kaybetmenin vebalinin de bedelinin de Türkiye için çok ağır olacağı gerçeğidir.  

 
Sağlıklı ve esenlikli günler dileklerimizle, halkımızın bayramını kutluyoruz.  
 
Kamuoyuna saygılarımızla.” 
 

 

 
DİKKAT Tüm Hakları saklıdır! Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf ve video görüntülerin ve sair dokümanların hakları Yedieylül Gazetecilik ve Matbacılık LTD.ŞTİ’ye aittir. Kaynak gösterilse dahi izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılabilecektir.
Bu haber 1435 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum