’Madene ve Jes’lere karşı çıkmayana, destek olana oy yok!’
Reklam

'Madene ve Jes'lere karşı çıkmayana, destek olana oy yok!'

Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP) tarafından 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak yerel seçimlerle ilgili bir seçim bildirgesi yayınlandı.

Reklam
Reklam
11 Mart 2019 - 12:32

TURÇEP 'yerel seçim bildirgesi'ni yayınladı

'Madene ve Jes'lere karşı çıkmayana, destek olana oy yok!'

Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP) tarafından 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak yerel seçimlerle ilgili bir seçim bildirgesi yayınlandı. Yapılacak olan yerel seçimlerin her zamankinden çok daha önemli olduğunu kaydeden TURÇEP, bunun nedenin ise yanlış çevre politikaları sonucu ortaya çıkan çevresel tehditlerin giderek yaşam alanlarını ve tarım arazilerini kapsayacak kadar büyümesine paralel olarak çevreci ve ekolojik belediyecilik tercihinin ortaya çıkması olarak açıkladı. Bu nedenle doğadan ve yaşamdan yana çevre ve insan sağlığı açısından taraf olarak seçimlere müdahil bir tutum içinde olacaklarını ifade eden TURÇEP, bu amaçla bir yerel seçim bildirgesi hazırladıklarını belirtti.

Yerel Seçim Bildirgesi’ni kamuoyuna duyurmak adına ilk etapta basınla paylaşan TURÇEP, seçim bildirgesini ve içerdiği talepleri ayrıca belediye başkan adayları ile temsil ettikleri siyasi partilerle de paylaşarak nasıl bir yerel yönetim ve belediyecilik anlayışı içinde olduklarını da kendilerine bildirecek.

TURÇEP’in basınla paylaştığı yerel seçim bildirgesi ise şöyle:

MADENE ve JES’LERE KARŞI ÇIKMAYANA, DESTEK OLANA OY YOK!

Yaşam alanıma ve tarım alanıma sahip çık!

Tüm canlılarla birlikte paylaştığımız, insanlar olarak da toplumsal bir yaşam sürdürdüğümüz ortak yaşam ve yerleşim alanlarımızda daha düzenli, sağlıklı ve daha iyi bir toplumsal yaşam sağlanabilmesi için yerinden yönetim ve yerel yönetimlerin ne kadar  önemli olduğu hepimizin malumudur. Doğanın en küçük parçası olarak tüm canlıların ortak yaşam alanı olan çevre ve bu çevrenin sağlığı da, toplumsal bir yaşam sürdürebilmek için oluşturduğumuz yerleşim alanlarımızda sağlıklı ve daha iyi yaşanılabilir bir ortam sağlanabilmesi hizmeti açısından, yerel yönetimlerce en fazla gözetilmesi ve kollanması gereken değerlerin başında gelmektedir.

Son yıllarda uygulanmakta olan yanlış çevre politikaları artık vahim ekolojik tahribat yaratacak boyutlara kadar gelip dayanınca, çevre sağlığının korunması  birincil derecede önem kazanmış durumdadır. Çünkü sadece sermayenin çıkarının kollanması, sermaye kuruluşlarının çıkarı için tarım arazilerinin ve yerleşim alanlarının bile feda edilmesine kadar gelip dayanan yanlış uygulamalar, artık yaşam ve yerleşim alanlarımızı bile çevre ve insan sağlığını da tehdit edecek boyutlarda kuşatmaya başlamıştır. Doğadaki en önemli yaşam kaynakları olan toprak, hava ve su, tarım arazileri ile yaşam alanlarımızı kuşatmaya başlayan bu çevresel tehditler dolayısıyla vahim boyutlarda kirlenme, bozulma ve tahrip olma tehlikesiyle yüzyüze gelecek kadar korunmasız hale gelmiştir. Yöremizde ise Çaldağı’nda uygulanmak istenen ve18 milyon ton sülfürik asitin kullanılmasını içeren kimyasal madencilik projesi, civar köylere kadar gelip dayanan jeotermal santral projeleri yaratacakları çevresel facialar açısından bugün için en öne çıkan tehditler halindedir.

Dolayısıyla, ülkemizin en cennet köşelerinden olan Turgutlu’nun bu türden çevresel tehditlerle karşı karşıya bulunması, yaşam alanları ile tarım arazilerine çevre ve toplum sağlığı açısından sahip çıkan, sermayenin çıkarı yerine çevreyi ve insanı kollayan, çevreci ve ekolojik yerel yönetim ve belediyecilik anlayışını zorunlu hale getirmiştir. Bu bakımdan 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak yerel seçimlere ilişkin tavrımız ve tercihimiz; doğadan ve yaşamdan yana, ekolojik ve çevreci bir belediyecilik olacaktır. İlçemizdeki hemen tüm meslek odaları, dernek, sendika gibi sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri ile siyasi partilerin çevreye sahip çıkmak amacıyla biraraya gelerek oluşturdukları Turgutlu Çevre Platformu olarak, ekolojik ve çevreci bir belediyecilik anlayışının oluşması amacıyla seçim sürecinde bu anlayışımızı kamuoyuyla paylaşarak, böylesi bir belediyecilik ve yerel yönetim anlayışının gerekliliği konusunda bir bilinç ve farkındalık oluşturma çabası ve çalışması içinde olacağız.

Bu nedenle 18 Şubat 2019 tarihinde yaptığımız basın açıklamasıyla halkımızla paylaştığımız çevre sorunlarımız için vicdan hareketibu farkındalık ve bilinci geliştirmek, nasıl bir yerel yönetim ve belediyecilik tercih edilmesine dikkat çekebilmek için kamuoyunu da yönlendirecek bir tutumla devam edecektir. Çevre ve insan sağlığına sahip çıkmak adına “yaşam alanıma ve tarım arazime dokunma” çağrımız ile birlikte “madene ve JES’lere karşı çıkmayana, destek olana oy yok” tercihi de kamuoyu ile paylaşılacaktır.

İlçemizde çevreci ve ekolojik bir belediyecilik anlayışının oluşması ve şekillenebilmesi açısından katkı sunabilmek amacıyla hazırladığımız, adaylarla ve temsil ettikleri siyasi partilerden taleplerimiz de olacak konuları aşağıda kamuoyunun bilgilerine sunuyoruz.

Adaylardan taleplerimiz:

Seçim bildirgesinde ayrıca ekolojik ve çevreci belediyecilik anlayışının şekillenmesine katkı sunmak amacında olduklarını belirten TURÇEP, önerilerini de içeren birincil derecede öncelikli taleplerinden bazılarını ise şöyle açıkladı:

 

- Madencilik, jeotermal enerji santralleri (JES’ler), sanayi tesislerinin atıkları, kalitesiz kömür yakımının yarattığı hava kirliliği, biyoenerji santralleri, çarpık yapılaşmanın yol açtığı yeşil alan kaybı ve diğer faaliyetlerin yarattığı tüm çevre sorunlarına duyarlı olunmalı, bunlara karşı verilen çevreci mücadeleler yerel yönetimler tarafından sahiplenilerek, her türlü destek ve katkı sağlanmalıdır.

- Atıkların azaltılması için gerekli çalışmalar yapılmalı, plastik ve pet kullanımı tamamen yasaklanmalı, katı atık yönetim planı uygulanmalı, atıklar ayrıştırılmalı, geri dönüştürülmelidir,

- İlçede ciddi hava kirliliğine neden olan kalitesiz kömür satışı, dağıtımı vs. engellenmelidir.

- İmar planları tarım arazileri ve yaşam alanlarımızın sanayileşmenin baskısı altına girmesini önleyecek şekilde hazırlanmalı, çarpık yapılaşma ve özellikle sanayi kuruluşlarının tarım arazilerini yok edecek sekilde yayılmacılığı önlenmelidir.

- Kent yerleşimlerinde deprem riski gözetilerek planlama yapılmalıdır.

- Su, bütün canlılar için bir yaşam hakkıdır. Temiz, güvenilir, ulaşılabilir ve ücretsiz olmalı, su havzaları korunmalı, yer altı sularının yağmalanması son bulmalıdır.

- Akarsuların bulundukları bölge için bir hayat damarı olduğu görülmeli, bu anlamda korunmalı, kirletilmesi ve sermaye kuruluşları tarafından birer fosseptik kanalı gibi kullanılması engellenmelidir.

- Akarsularımız ve yeraltı sularının yok edilmesi sonucunu getirecek HES projelerinin karşısında durulmalıdır.

- Kent Konseyi’ne mutlaka işlevsellik kazandırılmalıdır.

TURÇEP (Turgutlu Çevre Platformu)

...

DİKKAT Tüm Hakları saklıdır! Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf ve video görüntülerin ve sair dokümanların hakları Yedieylül Gazetecilik ve Matbacılık LTD.ŞTİ’ye aittir. Kaynak gösterilse dahi izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılabilecektir.
Kaynak: Basın bülteni
Bu haber 1382 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
 TUTSO Meclisi Toplandı
 TUTSO Meclisi Toplandı
Otomobil çarpıp kaçtı, yaya yaralandı
Otomobil çarpıp kaçtı, yaya yaralandı