Reklam
Reklam

Hemipleji (inme-felç) ve rehabilitasyonu

EGEUMUT Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm.Dr. Hanife Kucur, Hemipleji ve Rehabilitasyonu ile ilgili olarak gazetemize bilgilendirici açıklamalarda bulundu.

Reklam
Hemipleji (inme-felç) ve rehabilitasyonu
06 Aralık 2015 - 01:04

Hemipleji (inme-felç) ve rehabilitasyonu

EGEUMUT Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm.Dr. Hanife Kucur, Hemipleji ve Rehabilitasyonu ile ilgili olarak gazetemize bilgilendirici açıklamalarda bulundu. 
    Uzm. Dr. Kucur yaptığı açıklamada: “Beynimizde iki yarımküre vardır. Bunlardan sağ taraftaki sol kol ve bacağımızın, sol taraftaki ise sağ kol ve bacağın hareketleriyle  birlikte konuşma yeteneğimizden sorumludur.  Bu bölgelere  gelen kan akımının herhangi bir nedenle bozulması sonucunda  vücudun bir yarısında kol ve bacaktaki felçle birlikte başka bir takım sorunlar da ortaya çıkar ve buna inme adı verilir.  İnmeye yol açan damar olayları  genellikle iki  türde olup :
1) İskemik yani damar tıkanmasına bağlı olanlar:  Beyin damarlarının tıkanması sonucu o bölgedeki beyin dokusunun hasara uğramasıdır. Hastaların yaklaşık % 80’inde inmenin nedeni damar tıkanıklığıdır. Beyni besleyen damarlardan biri tıkanınca, beyin hücrelerine yeteri kadar kan ve oksijen gelemediği için çok kısa bir zamanda hücreler ölmeye başlar ve o bölgede nekroz gelişir. Bunun sonucunda beynin o bölgesinin kontrol ettiği hareketlerde felç ortaya çıkar.
2) Kanamaya bağlı olanlar:  Genellikle yüksek tansiyonlu hastalarda veya beyninde baloncuk şeklinde damar genişlemesi olan kişilerde ani bir kanama ile ortaya çıkar. Kanama, beyin zarlarının arasına olabileceği gibi beynin ortalarında da olabilir. Önce şiddetli bir baş ağrısı, sonra da bilinç kaybıyla birlikte felç tablosu gelişir.
İNMENİN BELİRTİLERİ NELERDİR? 
    Beyinde hangi damarın ne ölçüde hasara uğradığına bağlı olarak inmede çeşitli klinik belirtiler ortaya çıkar.  En önemli klinik bulgu, vücudun sağ veya sol yarısında kol ve bacağın birlikte felç olmasıdır. Hareket kaybının yanı sıra bilinç kaybı, algılama, duyu, konuşma bozukluğu, görme bozuklukları ve hafıza kaybı gibi çok çeşitli bulgular da görülebilir.
İnme olur olmaz acil müdahale edip gerekli muayene ve tetkikler yapılmalı, inmenin nedeni  araştırılmalıdır. Bunun için Bilgisayarlı beyin tomografisi veya MR gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır. Tıkanmaya bağlı olayların bir kısmında  ilk 3-4 saat içinde yapılacak müdahale ile tıkanıklığın giderilmesi ve beyin hasarının önlenmesi mümkündür.  Kanamalarda ise, ilk müdahaleye rağmen kanama devam ederse ameliyat gerekebilir.
KİMLER RİSK ALTINDADIR?
    Görüldüğü gibi inme, ön planda hareket kaybı ile ortaya çıkmasına rağmen aslında  beyindeki damar hasarının bir sonucudur. Bu nedenle, genel vücut sağlığını ve damar yapısını tehdit eden her türlü olumsuzluktan kaçınmak gerekir. Özellikle yüksek tansiyonu, şeker hastalığı ve kalp- damar hastalığı olanların bu risk faktörlerine dikkat etmeleri gerekir. En önemli risk faktörleri şunlardır:
1. Hipertansiyon: Kan basıcı yüksekliği, hem inme hem de kalp krizleri için çok önemli bir risk oluşturur. Bu nedenle, orta ve ileri yaştaki kişilerde düzenli olarak tansiyon ölçümü yapılmalı ve kan basıncı normal sınırlar içinde tutulmalıdır..
2. Obezite yani şişmanlık ve beraberindeki kolesterol yüksekliği inme riskini artırır.
3. Sigara: Beyin ve kalp damarları çok ince olduğundan sigaradan çok etkilenir ve inme riskinin artmasına neden olur.
4. Bedensel hareketin azlığı: Düzenli egzersiz yapılmaması inme ve kalp krizi riskini artırmaktadır.
5. Alkol ve bazı ilaçlar: Alkol az miktarda alındığında damarları genişlettiği halde, fazla alınırsa damar yapısını bozabilir. Bazı ilaçlar da inme riskini artırdığından kontrolsüz ilaç kullanmaktan kaçınılmalıdır.
Bu faktörlerden başka, ilerleyen yaşla birlikte ve ailesinde inme geçirenlerde, erkeklerde daha fazla olmak üzere risk artmaktadır.
HEMİPLEJİDE(İNME) REHABİLİTASYON
    Akut(erken) dönemde rehabilitasyon önemlidir. Koruyucu niteliktedir. Bu tip hastalarda yatmaya bağlı bası yarası gelişebilir. Cilt bütünlüğünün bozulmasını önlemek için nemden (örn:idrar) uzak tutulmalıdır. Ayak topuklarına koruyucu yastık kullanmak, sık döndürmek ile uygun pozisyonların sağlanması, cildin rutin temizlenmesi gereklidir. Hemiplejik hastalarda eklemlerde sertlik(kontraktür) gelişimi çabuk olur. Ekstremitelerde düzenli olarak pasif, germe ve eklemlerin hareket açıklıkları boyunca hareket yaptırılır. Daha sonra hızla hastanın aktif hale gelmesi sağlanır. Yatakta oturabilme, tekerlekli sandalyeye transfer edilebilme, ayakta durma ve yürüme sağlanmalıdır. Kendi kendine beslenme, temizlik,  giyinme-soyunma gibi kişisel aktiviteleri sağlanmalıdır. Hastanın rahatsızlanmasından 24-48 saat sonra rehabilitasyona başlanmalıdır. Rehabilitasyona daha sonraki yıllarda da devam edilebilir. Motor kontrolünü tekrar kazanmak için rehabilitasyon yöntemlerinden faydalanılır. Bunun için istemli kas aktivasyonunun uyarılması gerekir. Kaslar zayıf olduğundan güçlendirilme sağlanmalıdır. Hemiplejilerde kol tedavisi de önemlidir. Eklem hareket açıklığının korunması gerekir. Omuz bütünlüğünü sağlamak için kolun erken dönemde desteklenmesi çok önemlidir. El bileği ve parmaklar flexör(bükülü) durumda olduğundan onları uygun pozisyonda tutacak ortez (ortopedik cihaz) verilmelidir. Hemiplejik hastada rehabilitasyonda; hastanın bağımsız olarak yürütülmesi sağlanmalıdır. Hastanın postürü (vücut pozisyonu) ve dengesi iyi olmalı ki hasta ayakta durup, yürümesi gerçekleşebilsin. Ayak ve ayak bileği ortezleri ve baston kullanımı hastanın yürümesinde yardımcı olabilir. Kronik dönemde de rehabilitasyona devam edilmelidir. Hastanın günlük yaşam aktivitelerini bağımsız olarak yapması için önemlidir. Hemipleji hastalarının rehabilitasyonu Fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitelerinde Fizyoterapistler tarafından yapılması uygundur.” şeklinde konuştu.
Haber Merkezi

 


DİKKAT Tüm Hakları saklıdır! Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf ve video görüntülerin ve sair dokümanların hakları Yedieylül Gazetecilik ve Matbacılık LTD.ŞTİ’ye aittir. Kaynak gösterilse dahi izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılabilecektir.
Bu haber 10332 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum